Yabancı dil eğitimi, yakın tarihinin neredeyse hiçbir döneminde görülmediği kadar hızlı bir dönüşüm yaşamaktadır. Üretken yapay zekâ, müfredat ve politikalardan önce sınıflara girmiştir. Farklı dilsel ve kültürel geçmişlerden gelen öğrenciler, kimlik ve aidiyet meselelerini gündelik birer kaygı hâline getirmiştir. Doğrusal gelişim, evrensel yeterlilik çerçeveleri ve öğretmen merkezli geri bildirime ilişkin köklü varsayımlar da sorgulanmaktadır. Bu kitap, söz konusu değişimleri yalnızca kutlanacak ya da endişe duyulacak gelişmeler olarak değil, dikkatli bir ampirik ve kavramsal incelemeyi gerektiren olgular olarak ele almaktadır. Türkiye’nin dört bir yanından araştırmacı ve uygulamacıların İngilizce ve Türkçe kaleme aldığı bölümlerde şu konular işlenmektedir: öğretmen, akran ve yapay zekâ geri bildirimini bütünleştiren melez modeller; ChatGPT ve oyun temelli öğrenme; dijital okuryazarlık ve Karmaşık Dinamik Sistemler Kuramı; sosyal adalet ve CEFR; Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve ders kitaplarında küresel eğitim; duygular ve okuma önyargısı; hazırlık programları, kültürlerarası farkındalık ve akademik yazmada üst söylem. Bölümleri birleştiren, yeniliğin ancak eleştirel biçimde incelendiğinde ve kanıta dayandığında değer kazandığı yönündeki ortak anlayıştır. Kitap, dillerin nasıl öğretildiğini, öğrenildiğini ve değer gördüğünü yeniden düşünmek isteyen araştırmacılara, öğretmen eğitimcilerine, dil öğretmenlerine, program geliştiricilere ve lisansüstü öğrencilere yöneliktir.