Eğitim değişiyor. Peki insan yetiştirmenin anlamı da değişiyor mu?
21. yüzyıl; bilginin hızla çoğaldığı, dijital teknolojilerin yaşamın her alanına yayıldığı ve yapay zekânın öğrenme ile öğretmenin sınırlarını yeniden tartışmaya açtığı büyük bir dönüşüm çağıdır. Bu dönüşüm, eğitime ilişkin temel soruları yeniden sormayı gerekli kılmaktadır:
Nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz?
21. yüzyılın öğretmeni kimdir?
Okulun ve öğretmenin değişen dünyadaki sorumluluğu nedir?
Teknoloji ile insan arasındaki denge eğitimde nasıl kurulmalıdır?
Ve geleceğin eğitimini tasarlarken geçmişten neleri yanımıza almalıyız?
21. Yüzyılda Eğitim, bu sorular etrafında eğitimin geçmişi, bugünü ve geleceği arasında çok boyutlu bir düşünme alanı açıyor.
Öğretmen yetiştirmenin tarihsel köklerinden çağdaş öğretmen kimliğine; erdem, karakter ve değerlerden değişen pedagojik anlayışlara;
dijitalleşmeden üretken yapay zekâya uzanan farklı konuları bir araya getiren eser, 21. yüzyıl eğitimini yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak değil, insana ilişkin temel bir mesele olarak ele alıyor. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu kitap;
öğretmenlere, öğretmen adaylarına, akademisyenlere, lisansüstü öğrencilere ve eğitimin geleceğini düşünen herkese geçmişten geleceğe
uzanan kapsamlı bir perspektif sunuyor. Çünkü araçlar değişebilir, yöntemler dönüşebilir, teknolojiler yenilenebilir. Ama eğitimin merkezinde hâlâ insan vardır.