“İsa’nın Kardeşi” sıfatı, biyolojik bir bağın ötesinde aynı zamanda Hristiyanlık tarihinin önemli teolojik tartışmalarından birini ifade eder. Meryem’in ebedi bekâreti doktrini ile tarihsel veriler arasındaki gerilimli alanda, dikkat çekici bir figür öne çıkar: Adil Yakup. Elinizdeki bu çalışma, kilise tarihinin çoğu zaman Petrus ve Pavlus gibi öne çıkan isimler etrafında şekillenen anlatısının ötesine geçerek, İsa sonrası hareketin önde gelen isimlerinden biri olan “Adil Yakup”un izini sürmektedir. Kudüs’teki ilk inananlar topluluğunun başında yer alan Yakup, Yahudi Yasası’na bağlılığı ve güçlü otoritesiyle erken dönem Hristiyanlığın şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Peki, İsa’ya en yakın isimlerden biri olan Yakup’un rolü neden sonraki gelenekte daha sınırlı bir çerçevede yer almıştır? Kutsal metinlerin oluşum ve yorum süreçlerinde bu figür nasıl konumlandırılmıştır? Bu kitap, “Adil Yakup”un gelenek ile tarih arasında gölgede kalmış hikâyesini, tarihsel veriler ışığında yeniden değerlendirmeyi amaç