İnsanlık tarihi, salgın hastalıklar, doğal afetler, toplumsal krizler ve çevresel tehditler gibi çok yönlü zorluklarla sürekli bir mücadele süreci içinde şekillenmiştir. 21. yüzyılın hızla değişen ve giderek karmaşıklaşan yapısı, bu risk ve tehditlerin hem çeşitlenmesine hem de etkilerinin derinleşmesine neden olmuştur. Bununla birlikte, bilimsel bilgi birikiminin artması, teknolojik olanakların gelişmesi ve toplumsal uyum kapasitesinin güçlenmesi, insanlığın bu zorluklarla başa çıkma potansiyelini de benzeri görülmemiş düzeylere taşımıştır.
“7’den 77’ye Sağlık: Toplum Sağlığı ve Psikososyal Dayanıklılık” adlı bu eser, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi ile kriz durumlarına karşı toplumsal direncin güçlendirilmesi için gerekli olan bilimsel temelleri, uygulamaya dönük stratejileri ve etik yaklaşımları bütüncül bir çerçevede sunmayı amaçlamaktadır.
Toplum sağlığı, bireysel sağlık anlayışının ötesine geçen, çok katmanlı ve sistematik bir bakış açısını gerektirmektedir. Çevresel koşullar, sosyoekonomik yapı, eğitim düzeyi, kültürel dinamikler ve sağlık politikaları, toplum sağlığının belirleyici unsurları arasında yer almaktadır. Bu bağlamda eser, toplum sağlığını şekillendiren bu çok boyutlu yapının anlaşılmasına ve iyileştirilmesine yönelik kavramsal ve uygulamalı bir çerçeve sunmaktadır.
Son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan psikososyal dayanıklılık kavramı, bireylerin ve toplumların travmatik yaşantılar karşısında uyum sağlama, toparlanma ve yeniden güçlenme kapasitelerini ifade etmektedir. COVID-19 pandemisi, Kahramanmaraş depremleri, küresel iklim krizi ve benzeri çoklu afet ve kriz deneyimleri, yalnızca fiziksel sağlığın değil; ruhsal ve sosyal iyilik hâlinin de korunmasının ne denli yaşamsal olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle psikolojik ve sosyal sağlığın güçlendirilmesi, çağdaş toplum sağlığı yaklaşımlarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmalıdır.
Bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, bilimsel bilgi ve deneyimlerini özveriyle paylaşmalarından dolayı teşekkür ederiz.
Bu çalışmanın, toplum sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine, krizlere karşı toplumsal dayanıklılığın artırılmasına ve daha adil, sağlıklı ve dirençli toplumların inşasına katkı sunmasını temenni ediyoruz. Zira sağlıklı bir gelecek, ancak bilimsel bilgiye dayalı yaklaşımlar, toplumsal dayanışma ve etik sorumluluk bilinci ile mümkün olabilir.