Unutulmuş Bir Mimarın İzinde: Mimar Muzaffer Bey
20. yüzyıl Osmanlı mimarlık tarihinin gölgede kalmış isimlerinden biri olan Mimar Muzaffer Bey, adını ilk kez 31 Mart Olayı anısına yapılması planlanan anıt için düzenlenen yarışmada birincilik kazanarak duyurmuştur. Osmanlı’nın ilk anıt ve anıt mezar uygulamalarına imza atan sanatçı, yeteneği ve özgün tasarımlarıyla döneminin mimarlık ortamında önemli bir çıkış yapmıştır. Ancak Hendese-i Mülkiye Mektebi’ndeki eğitimini tamamlayamaması, onun İstanbul’daki mimarlık çevresinden uzaklaşmasına neden olmuş, kariyerini Konya’da sürdürmek zorunda kalmıştır. Burada vefat eden Muzaffer Bey’in sanat dolu ancak hüzünlü yaşam hikâyesi, onun kırgın ve mutsuz bir vedayla tarihe karışmasına yol açmıştır. Eserlerinde, batı kökenli mimari eğitimi ile geleneksel Osmanlı sanatının tasarım ilkelerini ustaca harmanladığı, matematiksel ve geometrik bir estetik anlayışıyla yapılarını inşa ettiği görülmektedir. Bununla birlikte, yalnızca mimaride değil, sanatın diğer alanlarında da yetkin olduğunu çizimlerini yaptığı posta pullarıyla kanıtlamıştır. Bu eser, Mimar Muzaffer Bey’in İstanbul ve Konya’daki anıtsal yapılarının yanı sıra, tasarladığı posta pullarının tüm örneklerini içermektedir. Kendi döneminde yeterince tanınamamış bu çok yönlü sanatçının hak ettiği değeri görmesine katkı sunmayı amaçlayan bu kitap, unutulmuş bir mimarın izini sürmek isteyenler için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.